Hatay’da yaşanan korkunç trajedinin ardından başlayan ve geniş yankı uyandıran Rönesans Rezidans duruşmasında mahkeme, ‘olası kast’ suçlamasıyla ilgili talebi reddetti. 269 kişinin hayatını kaybettiği ve bölgedeki deprem felaketinin en ağır yaralarını bırakan bu olayda, yargı süreci halen devam ederken mahkeme, sanıkların savunmalarını ve bilirkişi raporlarını dikkatle değerlendirmektedir.
Hatay 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, özellikle tutuklu sanıkların durumu ve mahkemeye ulaşan yeni bilirkişi raporlarıyla gündemde yer aldı. Sanıklar arasında inşaat müteahhitleri, yapı denetim şirketi temsilcileri ve şantiye sorumluları bulunurken, mahkeme heyeti sanıkların duruşmalara SEGBİS sistemi üzerinden katılımını sağladı. Ayrıca, duruşma sırasında sanıkların ve tarafların savunmaları detaylı şekilde alındı ve olayın sorumluluk boyutları tartışıldı.
Sanıklar ve avukatları, bilirkişi raporunun bilimsel geçerliliği olmadığı ve ‘kopyala-yapıştır’ denilen yöntemlerle hazırlandığını savundu. Müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, raporun ciddiyetle hazırlanmadığını ve gerçek bir uzmanlık içermediğini ileri sürdü. Coşkun, mahkemeden, kendisine yöneltilen suçlamalara karşılık gerçek uzmanların hazırlayacağı tarafsız ve geçerli bir rapor talebinde bulundu. Diğer sanıklar ise suçlamaları reddederken mahkeme, dosyada bulunan eksiklikleri gidermek ve tutukluların mevcut tutumla yargılanmasına devam edilmesi kararıyla duruşmayı erteledi.
Olay, bölgedeki yıkıcı depremden sonra ortaya çıkan ve binlerce ailenin yaşamını derinden etkileyen bir trajedi olarak hafızalara kazındı. Yıkılan rezidansın altında kalan 269 kişinin tamamı, ebediyete uğurlandı. Özellikle bölgesel spor camiasının da yakından tanıdığı isimler ve kamuoyunun geniş yankı uyandıran cenaze törenleri, olayın ve yargı sürecinin ne denli önemli olduğunu gösterdi. Ayrıca, iddianamede yer alan suçlamalar ve mahkemenin kararı, bölgedeki sorumlulukların tespiti ve yargılamanın adil biçimde yürütülmesi yönünde kritik adımlar olmaya devam ediyor.
