İsveç-Finlandiya’nın NATO üyeliği: Türkiye, 1 Ocak sonrasına işaret ediyor, Batı’nın baskısı artıyor

Kaynak, Getty Images25 dakika ilkinİsveç’in yeni Başbakanı Ulf Kristersson, Salı günü Türkiye’de olacak ve ülkesinin NATO’ya iştirakı için TBMM onayını talep edecek. Ankara ise NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in “Artık zamanı geldi” söylediği onay süreci için daha zaman olduğu düşüncesinde. İsveç’in attığı adımlardan ve açıklamalardan memnuniyetini saklamayan Ankara, 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek terörle savaşım yasasının iyi mi uygulanacağını görmek istiyor. Direkt bağlantılı olmasa da ABD Kongresi’nin F-16 satışı mevzusunda iyi mi bir karar vereceği de Ankara’nın bu süreçte izlediği bir gelişme olacak. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in 3 günlük Türkiye ziyaretinin en mühim mesajı, İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka iştirakı için lüzumlu koşulları yerine getirmiş olduğu ve dolayısıyla TBMM onay sürecinin bir an ilkin tamamlanması çağrısı oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 2,5 saate yakın görüşen Stoltenberg, yıl sonuna kadar bu adımın atılması beklentisini açıkça dile getirdi ve bilhassa İsveç’teki yeni hükümetin, Haziran ayı sonunda imzalanan Türkiye-İsveç-Finlandiya üçlü mutabakat muhtırasında yer edinen unsurları yerine getirdiğini kaydetti. NATO Genel Sekreteri’nin derhal arkasından İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, 8 Kasım’da Türkiye’de olacak ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile NATO’ya katılım konusunu ele alacak. İsveç’in sağcı yeni hükümeti, NATO’ya katılım ve Türkiye’nin taleplerinin karşılanması mevzusunda son dönemde sıcak mesajlar vererek Ankara’nın tavrını yumuşatma ve süreci hızlandırma çabasında. Kristersson’un Türkiye ziyaretinde de bu mesajları açık bir halde iletmesi öngörülüyor. NATO ve aday ülkeler İsveç ve Finlandiya’nın kaygısı, onay sürecinin daha da uzaması ve Türkiye’de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere kadar tamamlanamaması. Mayıs ya da Haziran ayında yapılması öngörülen seçimlerin arkasından yeni Meclis’in oluşması, toplanması ve düzgüsel faaliyetlerine başlamasının aylar sürecek belirsiz bir takvime işaret ediyor olması kaygıları artan bir unsur.  Bu durumun, Ukrayna’yı işgal girişimini sürdüren Rusya karşısında NATO’nun, Avrupa kıtasını daha da bir araya getirerek vermek istediği bütünlük ve caydırıcılık yanıtının içinin boşalmasına niçin olacağı ilgili ittifak başkentlerinde meydana getirilen değerlendirmeler içinde. Dolayısıyla Ankara’ya meydana getirilen baskı, onay sürecinin 2022 sonuna kadar tamamlanmasını içeriyor. 30 üyeli ittifak içinde onay işlemini tamamlamayan yalnız Türkiye ve Macaristan kaldı. Macar hükümetinin de 2022 bitmeden onay sürecini tamamlaması öngörülüyor. 

Ankara süreci iyi mi planlıyor?

Kaynak, Getty ImagesBu baskılara karşı Ankara, İsveç ve Finlandiya’nın katılım sürecine ilişkin yükümlülüklerini tam olarak karşılamadıklarını belirtti ve dolayısıyla onay için şu anda somut bir takvim veremeyeceğini ortaya koydu. Çavuşoğlu, Stoltenberg ile görüşmesi sonrası yapmış olduğu açıklamada, her iki ülkeden de somut ve pozitif yönde adımlar atıldığını sadece muhtıranın hemen hemen tam olarak uygulanmadığını belirterek Türk hükümetinin pozisyonunu ortaya koydu. Çavuşoğlu, “Finlandiya ve İsveç makamları üçlü muhtıraya bağlılıklarını dile getiriyorlar. Esas mühim olan muhtırada yer edinen unsurların somut olarak uygulanması. Önceki hükümetin oldukca ciddi adım atamayacağını biz biliyorduk fakat İsveç’teki yeni hükümetin daha kesin bulunduğunu da görüyoruz,” sözleriyle durumu Ankara adına özetlemiş oldu. Bu kapsamda İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Bilström’ün Stockholm’ün Türkiye’nin PKK’nın Suriye ayağı olarak tanımladığı ve terör örgütü olarak görmüş olduğu YPG ile arasına mesafe koyacağını açıklaması da Ankara tarafınca pozitif yönde bir adım olarak not edildi. Bu unsurlar ışığında, Ankara’nın işaret etmiş olduğu takvim 1 Ocak 2023 sonrasını gösteriyor. İsveç’in yeni terörle savaşım yasası kapsamında başta PKK olmak suretiyle mutabakat muhtırasında adı geçen YPG ve FETÖ şeklinde örgütlere karşı iyi mi bir yaklaşım belirleyeceği, somut hangi adımları atacağı Ankara’nın onay sürecini belirleyecek unsurlar olarak görülüyor. Bununla birlikte Ankara, İsveç ve Finlandiya’nın teröre karşı atacağı adımların ve Türkiye ile yapacakları işbirliğinin “kalıcı” olması koşulunu getiriyor. Çavuşoğlu’nun pozitif yönde olarak görmüş olduğu en somut adımlardan bir tanesi İsveç’in 2019’da bu yana uyguladığı tabanca ambargosunu kaldırması oldu. Stoltenberg ile basın toplantısı esnasında Türk şirketlerinin son dönemde yapmış olduğu başvurulara pozitif yönde cevap verildiği bilgisini paylaşan Türk Dışişleri Bakanı, bu adımın mühim olmakla beraber kalıcı olması icap ettiğini de kaydetti. Dolayısıyla Türkiye açısından yalnız muhtıranın bugünkü uygulaması değil yarın iyi mi uygulamaya devam edeceği de bir şart olarak masada kalmaya devam edecek. 

İade süreci de işletilemedi

Kaynak, Getty ImagesFotoğraf altı yazısı, Finlandiya Başbakanı Sanna Marin ve İsveç Başbakanı Ulf KristerssonÜçlü muhtırada yer edinen ve Ankara’nın en oldukca ehemmiyet verdiği maddelerden biri İsveç ve Finlandiya’nın Türkiye’nin talep etmiş olduğu terör zanlılarının yargılanmak suretiyle Türkiye’ye iade edilmesi ile ilgili başlık. Hemen hemen bu mevzuda Ankara’yı doygunluk eden bir gelişme olmaması, muhtıranın tam uygulanmadığı değerlendirmesinin de zeminini oluşturan bir durum. İsveç ve Finlandiya hakkaniyet bakanlıklarından yetkililer, geçen haftalarda Ankara’da ayrı ayrı teknik temaslarda bulunmuşlar ve iade sürecinin pozitif yönde neticelenmesi için görüş alış verişi yapmışlardı. Türk basınında çıkan haberlere gore, Türkiye İsveç’ten terör ve adi suçlar olmak suretiyle toplam 33 kişinin, Finlandiya’dan ise 12 kişinin iadesini istedi. Bu süreçte İsveç yalnız dolandırıcılık suçundan iadesi istenen bir Türk vatandaşı ile ilgili süreci başlattı. İsveç ve Finlandiyalı yetkililer, iade başvurularının yargı tarafınca takip edilip karara bağlandığını, bu sürecin de katı kriterlere bağlı gerçekleştiğini anımsatıyorlar.

F 16 satış süreci de etkili olacak

Kaynak, Getty Imagesİsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılımına ilişkin dolaylı bir başka ölçüt ise ABD ile devam eden F-16 harp uçağı satışı süreci olacak. Ankara’nın beklentisi, 8 Kasım’da yapılacak ara seçimlerin arkasından Amerikan Kongresi’nin lüzumlu oylamayı bir-iki ay içinde tamamlaması. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalınca, geçen hafta bir açıklamasında, “Tam bir tahminde bulunmak oldukca kolay değil fakat önümüzdeki bir iki ay içinde bu sürecin tamamlama ihtimali yüksek görünüyor. Bu olduğu süre da F-16 meselesi, hem modernizasyon hem de yeni F-16’ların alınması anlamında çözüme kavuşur,” ifadelerini kullanmıştı.Ankara’da meydana getirilen değerlendirmeler, F-16 sürecinde Amerikan Kongresi’nden meydana gelen bir olumsuzluk olması durumunun Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’ya ilişkin Meclis onayını negatif etkileyeceğine işaret ediyor.F-16 satışı ile beraber İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılım sürecinin gelecek hafta Endonezya’nın Bali adasında gerçekleşecek G20 Liderler Zirvesi’nde bir araya gelmeleri öngörülen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden’ın gündeminde olması planlanıyor. 

Yoruma kapalı.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku