Tahran Zirvesi: Tahıl koridoru ve Suriye operasyonu konularında hangi sonuçlar çıktı?

Putin, Reisi, Erdogan

Kaynak, Getty Images

2 saat önce

Astana Süreci ortakları Türkiye, İran ve Rusya liderlerinin gerçekleştirdikleri Tahran Zirvesi’nin gündemi beklendiği gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olası bir Suriye operasyonu ve Karadeniz’de tahıl koridoru oluşturulması gündemine odaklandı.

İran dini lideri Hamaney’in açık bir şekilde karşı çıktığı, Rusya’nın da dolaylı olarak İran’ı desteklediği zirveden Türkiye için operasyona yeşil ışık çıkmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı mutlu eden konu Rus lider Putin’in tahıl koridoru konusundaki olumlu yaklaşımı oldu. Kaynaklar, tahıl koridoru mutabakatının yakında imzalanmasının beklendiğini kaydediyorlar.

Uluslararası toplumun da yakından izlediği Türkiye-İran-Rusya Tahran Zirvesi, 2011’de başlayan ve hala süren Suriye iç savaşı ile 24 Şubat’ta Rusya’nın saldırısıyla başlayan Ukrayna savaşına odaklandı.

Her iki coğrafyada süren çatışmaların askeri, ekonomik, siyasi etkilerinin ele alındığı zirve sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ikili görüşmesi en çok ilgi çeken buluşma oldu.

Putin, zirve sonrasında gazetecilerin Erdoğan ile görüşmesinin içeriğine ilişkin bir soruya yanıt verirken, “Tahıl konusu. Türkiye Cumhurbaşkanı ile bu konuyu ele aldık,” dedi ve Türkiye’nin kolaylaştırıcı rolü sayesinde bir paket üzerinde ilerleme sağlandığını kaydetti.

Rus liderin açıklamalarına göre, üzerinde uzlaşı sağlanan paket Ukrayna’nın tahıl ürünlerinin yanı sıra Rusya’nın da kendi ürünlerini dünya pazarlarına satabilmesini içeriyor. 

“Uluslararası kuruluşlarla ilk olarak bunun üzerinde uzlaştık. Bunu bir paket çözüm formülü olarak sundular. Amerikalı ortaklarımız da dahil olmak üzere şu ana kadar kimse karşı çıkmadı. Yakın gelecekte ne olacağını göreceğiz,” diyen Putin, bu açıklamasıyla mutabakatın genel hatlarını da çizmiş oldu.

Tahıl koridoru anlaşması yakın mı?

Buğday tarlasında asker

Kaynak, Getty Images

Savunma Bakanı Hulusi Akar, geçen hafta Rusya ve Ukrayna askeri yetkililerinin katıldığı toplantıda, gemilerin giriş-çıkışta ortak kontrolü ve oluşturulacak rotalardan intikal açısından güvenlik önlemleri konusunda teknik uzlaşının sağlandığını açıklamıştı.

Erdoğan’ın Putin ile yaptığı görüşmede, çözülmesi gereken son unsurların ele alındığı, Moskova’nın olumlu yaklaşımı sayesinde mutabakatın artık imzalanması ve kamuoyuna duyurulması aşamasına gelindiği kaydediliyor.

Diplomatik kaynaklar, ileriki günlerde açıklanması olası bu anlaşmanın küresel anlamda gıda krizinin aşılması açısından çok önemli olacağını kaydederken, bu aşamaya gelinmesinde oynadığı rol açısından Türk hükümetine prim kazandıracağına da vurgu yapıyorlar.

Türkiye, savaşın başladığı 24 Şubat’tan itibaren hem Rusya hem de Ukrayna ile yakın ilişkileri sayesinde önce ateşkes için diplomasi yürüttü ve iki ülke dışişleri bakanlarını Antalya’da buluşturdu.

Sonuç vermeyen bu girişimin ardından BM’nin de uyarıları doğrultusunda küresel bir gıda bunalımının önüne geçmek için çabalarını, Ukrayna’nın silolarda bekleyen milyonlarca ton tahılını Karadeniz üzerinden güvenli koridorlar aracılığıyla dünya pazarlarına taşınmasına yoğunlaştırdı.

Ankara’nın bu çabaları BM, ABD ve Avrupa Birliği tarafından takdirle karşılandı.

Operasyona yeşil ışık yok

İdlib

Kaynak, Getty Images

Tahran Zirvesi’nin diğer önemli gündem maddesi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mayıs ayında açıkladığı kuzeydoğu Suriye’ye olası bir askeri operasyon konusu oldu.

Erdoğan, PKK’nın Suriye ayağı olarak değerlendirilen YPG’nin Tel Rıfat ve Menbiç’ten çıkartılacağını kaydetmiş, Türkiye’nin amacı olan 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgenin mutlaka oluşturulacağını kaydetmişti.

Türkiye’nin daha önceki operasyonlarına da sıcak bakmayan İran ve Rusya, Tahran’da da farklı bir görüntü çizmediler.

Bu konuda en açık konuşan İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney oldu.

Hameney’in olası bir askeri operasyona karşı olduğunu Erdoğan ile yaptığı görüşme sırasında, “Suriye’nin kuzeyine yapılacak herhangi bir askeri saldırı kesinlikle Türkiye, Suriye ile birlikte tüm bölgeye zarar verecek ve teröristlere fayda sağlayacaktır,” sözleriyle dile getirdiği İran basınına yansıdı.

İran’ın dini liderinin sözleri Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi tarafından düzenlenen basın toplantısından hemen önce basına yansıdı.

Basın toplantısında terörle mücadeleye özel önem verilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, “PJAK, PKK, PYD, YPG, FETÖ terör örgütleri, Türkiye ve İran’ın ciddi manada baş belasıdır. Bunlarla mücadeleyi dayanışma içinde sürdürmemiz gerekiyor” dedi.

Reisi de terörle mücadele vurgusu yaptı ancak tek taraflı adımlar yerine sorunun işbirliği içinde çözülmesi gerektiğini belirtti.

‘Teröristleri söküp atacağız’

İran tarafından Hamaney’in sözlerinin basına duyurulmasının ardından akşam saatlerinde düzenlenen Astana Süreci üçlü zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın YPG’ye dönük daha sert bir açıklamada bulunması dikkat çekti.

Erdoğan, “Türkiye olarak, DEAŞ olsun, PKK/PYD/YPG olsun terör örgütleri arasında fark görmüyoruz. Biriyle mücadele için diğerinin taşeron olarak kullanılması gibi mülahazaları kabul etmiyoruz. Terör örgütleriyle mücadelemiz nerede ve kimler tarafından desteklendiğine bakılmaksızın her daim sürecektir. Millî güvenliğimize kasteden şer odaklarını Suriye’den söküp atmakta kararlıyız,” ifadelerini kullandı ve İran ve Rusya’dan bu konuda destek olmalarını istedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in de açıklamalarında terörle mücadele yer aldı ancak Türkiye’nin istediği yönde olmadı.

Toplantıda terörle mücadele boyutunun geniş yer tuttuğuna dikkat çeken Putin, Fırat’ın doğusunda kötüleşen durumun sorumlusunun ABD olduğunu, yasa dışı askeri varlığın Suriye’nin toprak bütünlüğüne karşı bölücü hisleri kışkırttığını söyledi.

Ortak bildiride terör vurgusu

Toplantıdan sonra yayımlanan ortak bildiride, terörle mücadele ortak sorunlardan biri olarak görüldü ve birden fazla başlık altında değerlendirildi.

Ancak İsveç ve Finlandiya ile imzalanan üçlü mutabakat muhtırasından farklı olarak Astana Süreci ortak bildirisinde terör örgütleri isim verilerek yer almadı.

Türkiye, İran ve Suriye’nin “terörün her tür ve biçimiyle mücadele etmek amacıyla birlikte çalışmaya devam etme” kararının alındığının kaydedildiği bildiride, özellikle YPG kast edilerek şu ifadelere yer verildi:

“(Cumhurbaşkanları) Suriye’nin kuzeyi ile ilgili tüm düzenlemelerin eksiksiz bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizmişlerdir. Gayrimeşru özyönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere, terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddetmişler ve Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yanı sıra komşu ülkelerin milli güvenliğini tehdit eden sınır ötesi saldırılar ve sızmalar dahil olmak üzere ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını vurgulamışlardır.”

Bildiride, 2020’den bu yana ateşkesin genel olarak sürdüğü İdlib bölgesine ilişkin gelişmeler de vurgulandı ve bölgede tam normalizasyon sağlanması gerektiği vurgulandı.

İdlib’deki radikal terör örgütlerinin varlığından büyük rahatsızlık duyan Rusya, Türkiye ile 2020’de varılan uzlaşı doğrultusunda bölgedeki sivil halk ile teröristlerin ayrılması ve böylece terörizme karşı askeri önlemlerin alınmasını istiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise toplantılar sırasında yaptığı açıklamalarda, bölgedeki insani durumun kırılganlığına dikkat çekerek mevcut ateşkesin devamından yana olduğunu bildirdi.

Yoruma kapalı.